ARAYIŞ
Her şeyden önce ve her şeyden öte “Bir” şey vardır. Dönenlerin içinde duran, hareket etmeyen ama hareket ettiren, yaratan, şekil veren, her şeyin kaynağı, sonsuz, ezel ve ebed, bir ve tek olan Bir ‘şey’. Her şey O’ndan çıkmakta ve O’na gitmek istemektedir. Bütün kâinat O’na ulaşmak için yanmakta, dönmekte ve hareket etmektedir. Tanrı olmaksızın hiçbir şey var olmamaktadır. İnsan, kendi varlığını tanımlayabilmek için Tanrı’yı bulmak zorundadır. Tanrı’nın bir tecellisi olan insan, tekrar O’na gitmek için çıktığı bu yolda zaman-üstü olmaya çalışmalıdır. Bu derinlik ile mümkün hale gelmektedir. Derinleşme ihtimali olan insanın hikâyenin başında en değerli olanından vazgeçmesi istenmektedir. En değerlisinden vazgeçmeyen, gerçek manada başlayamamaktadır. Burası, insanın başlangıçtaki kopuşuna yapılan bir atıftır. Kaybetmek, en büyük acıdır ve başlangıçtaki acı ile bağlantılıdır.
Kaybedilen şey ne ise insan acı ve ıstırap duymaya başlamaktadır. İnsan, kaybettiğini bulana kadar yanmakta ve oluş sürecine girmektedir. Acı, çekilmesi gereken bir şeydir; yok edilmesi gereken bir şey değildir. Yolun başında denilir ki; bu acı hiç bitmez, O’nu bulana kadar acı yazgımızdır. Tanrı, insana olması gerekeni tattırmaktadır. Sonra onu elinden almakta ve dünyaya göndermektedir. Hayat onu arama mucibincedir ve onu aramakla sınırlıdır. Günün sonunda iz sürenin iz sürdüğü şeyi, arayanın aradığını bulması istenmektedir. Arayan, neyi aradığının farkında olmadan aramaktadır. Aradığını fark eden, özlem duymaktadır. Özlem duygusu, arayışın kendisinin getirdiği en gerçekçi duygudur. İnsanın içindeki en önemli haldir.
İnsan duymasa da hatırlatıldığında onun doğru olduğunu bilmektedir. Unutulan hatırlanmaya başlandıkça gönle bir kor düşmektedir. İşte o kor, derinleşme hadisesinin başlangıç çizgisidir. İnsan; içinde güzel bir şeyi taşıyorsa, bir de gönlünde kor varsa Hak Teâlâ’ya varana kadar durmamakta, yanmakta ve koru içinde taşımaktadır. İnsandaki anlamın çıkışı, gönülde yanan bu ateşle/korla mümkün olmaktadır. İnsanın gönlüne yolculuğu “kor ateşi” bulmak içindir. Kor ateşi bulduğunda ise buna sahip çıkmak, gerçek gayeye, Hak Teâlâ’ya ulaşana kadar elinden bırakmamaktır. Her şey insanın kaybettiği şeyle, kayboluşuyla başlamakta ve her şey evimize dönmek, benliğimizden öte bir ben’e varmak içindir. En büyük hedef; başta gördüğünü sonda görmek, başta tanıştığını sonda bulmaktır. Tüm hikâye, O’ndan nasıl çıkıldıysa O’na öyle varmaktır. Esasında yolun sonuna yolun başına dönmek için gidilmektedir.




