DURMAK
İnsan oluş ve kendini biliş, anlama ve anlamlandırma yeteneğine bağlıdır. İnsan ne kadar anlama ve anlamlandırma faaliyetinde bulunabilirse akış içerisinde temaşa ederek, Bir olana ilerlemektedir. Bu noktada mana ile buluşan; fazlalıklardan kurtulmak, durmak ve durulmak istemektedir.
Anlamak ve anlamlandırmak için durmak gerekmektedir. Durmak, durulmaktır ve asil bir uğraştır. Durmak, hareketin zirvesi ve hareketin son halidir. Mahlûkat dönmekte, Tanrı durmaktadır. İnsan duranı temaşa eden bir varlıktır. Varoluş, dönüş, hareket ancak durana nispetle anlamlı olmaktadır.
Durmak, durulmaktır.
Dönen insana ancak duran mana vermektedir. Duran, dönenleri kendini bilmeye karşı daima kışkırtmakta ve daima kendini hatırlatmaktadır. Bu sebeple durmak anlamak için, anlamak ise anlamlandırmak için önemlidir. Anlamlandırmak insana derinlik katmaktadır. İnsan ne kadar anlama ve anlamlandırma faaliyetinde bulunabilirse insanları o kadar yukarı çekebilmektedir. O halde anlama ve anlamlandırmanın önemi, insan oluş ve kendini bilişten gelmektedir. İnsan olmanın ve kendini bilmenin önemi ise durmak ve durulmaktan geçmektedir.
Durmak, yolda olmanın bir nişanesidir.




