GÖNÜL

GÖNÜL

İnsanın dünyaya gelişi bir başlangıçtan çok bir kopuştur. İnsan, dünyaya unutma hâliyle gelir. Ne kendini tam olarak tanır ne de geldiği yeri hatırlar. Bu unutmanın en derin izi ise gönülde saklıdır. Gönül, sadece duyguların toplandığı bir alan değil hatırlamanın, arınmanın ve hakikate yönelmenin merkezidir. 

 

Gönül, insana verilen en büyük sırdır. Dış dünyanın gürültüsü içinde, çoğu zaman fark edilmeyen ama bir anlık duraksamayla, bir sessizliğin kıyısında kendini belli eden bir derinliktir. İnsan bu derinliğe yönelmedikçe ne yaşadığı hayatta ne de kendisinde olup biteni anlamlandırması mümkün değildir. Çünkü gönül hem insanın kendisiyle hem de varoluşun bütününe dair ipuçlarıyla doludur. 

 

Gönülle ilgili dikkat çeken kavramlardan biri hatırdır. Hatır, hatırlamaya açılan bir kapıdır. Fakat bu hatırlayış, sıradan bir hafıza hareketi değildir. Bu hatırlayış, insanın yaratılışına ait öz bilgiyi yeniden fark edebilme hâlidir. Bu bağlamda hatırlamak, özle irtibat kurmaktır. Böylece insan, bu dünyaya ait olmayan, ancak bu dünya içindeyken erişilmesi gereken bir sırla buluşmaktadırGönül isebu sırrın yankısının duyulabildiği yerdir. 

 

Gönle ulaşmak kolay değildir. İnsan, gözünü maddeye çevirdiği, kulaklarını her sese açtığı müddet gönlün sesinden uzaklaşmaktadır. Gönül, sessizliğin konuştuğu yerdir. Dış dünyada fazla oyalanmak, içsel alanı gürültüyle dolduran ve gönlün üzerini perdeleyen bir hâldir. Bu nedenle gönle varmak isteyen bir yolcunun ilk işi, kendini fazlalıklardan soyutlamaktır. Görmek için her şeye bakmayı bırakmak, duymak için her sesi kısmak gerekmektedir. 

 

Gönül, seçici bir bilinç ister; hakikat, ancak bu incelikle duyulabilir. 

 

Gönül; insanın yeryüzündeki yolculuğunda sadece yöneldiği bir yer değil, kendisini hatırladığı derin bir merkezdir. Unutulanla yeniden bağ kurulan, içteki sükûnetle dıştaki gürültünün ayrıldığı, hakikatin içsel yankısını duyduğumuz yerdir. İnsan zor olanı seçtiğinde, gönül kendini açmaya başlar. Çünkü zora talip olan, kolaylaştırılmış bir yola adım atar. Bu yolun başında olan herkesin fark etmesi gereken ilk şey: Gönül, hazır bulunan değil; emekle kurulan bir yerdir. 

Scroll to Top