HAZIR OLUŞ
İnsan muammayı ebedi içinde bir muamma olarak dünya hayatındaki yolculuğunu sürdürmektedir. Bu yolculuk ise başından sonuna kadar zor ve çetrefillidir. İnsan unuttuğunu tekrar hatırlamak pahasına yeryüzüne indirilmiştir. İnsanın yaratılışında bulunan kodlar ve evvelden tanış olduğu hakikatin dünya hayatına yansımaları ile bu dünyanın kendisi için bir gurbet olduğunu hatırlayabilmektedir. Bu hatırlayış neticesinde insan; mazlum ve mahzun insan olmanın yanı sıra mesul insan olduğunun bilincine varmaktadır. Bu bilinç sayesinde dünya hayatındaki illüzyonlara daha az takılmakta ve ortalama bir derinliğe sahip olmaktadır. Ulaştığı derinlik seviyesince kâinatta bulunan ilahi hikmetin esintilerini fark edebilmektedir. Bu fark ediş ve derinlik özünde kademeli ve birbiri ile irtibatlıdır.
İnsan fark ettikçe derinleşmekte, derinleştikçe fark etmektedir.
Bu dünya hayatında insan hangi imtihanla karşılaşırsa karşılaşsın, başına gelmiş imtihanı hazır oluşu sayesinde yıpranmadan, savrulmadan aşabilmektedir. Hazır oluş; bir yönüyle nefsî olgunluk, tecrübeler neticesinde kazanılmış melekeler ve olaylara doğru bir bakış açısıyla yaklaşabilmeyi ifade etmektedir. Hazırlığını yapan ve tümel bakma becerisine sahip olan insan; odağını görünenler arkasında görünmeyene, mutlak iyi ve güzel olana, aşkın olan hakikate çevirmiştir. Bu hakikate yaslanmanın bir neticesi olarak insan, dünya hayatında gelmekte olan her ne olursa olsun ya da her ne yaşarsa yaşasın arkasındaki hayrı görebilmektedir.
Yaşanılan an insana kendi seviyesinden seslenmektedir. İnsan ancak kendi seviyesindeki anı yakalayabilmektedir. İçinde bulunulan anın hakkını veren, hazır bir bilinç ile kuşanan insan, dikkat ettiği takdirde başa gelebilecek olanı engelleyebilmektedir. Başa gelen engellenemeyecek bir imtihan da olsa, insan o imtihan içerisindeki rahmet esintilerini hazır oluşu neticesinde anda fark edebilmektedir.




