IŞIĞIN YANSIMALARI

IŞIĞIN YANSIMALARI

Bu dünyadaki her şey ne tam vardır ne de tam yoktur. Mutlak varlık bir tanedir. Diğer her şey bu biricik olan mutlak varlığın yansımasıdır. Işığın düştüğü yerler asli (kalıcı), karanlıkta kalan yerler ise arızidir (geçici). Kötülük olarak bildiğimiz her şey karanlıkta kalan taraftadır. Hak Teâlâ’nın ışığının düştüğü yerler aydınlıktır. Karanlıkta kalan, arızi olan yerlere ışık daha az ulaşmıştır. 

 

Kötülük, ışığın azalmasıdır. Esasında kötülük yoktur, her şey iyiliğe doğru gitmektedir, asli olan ve onun türevleri vardır. Arızi olanlar asli olanların asıl kaynağa göre bir alt katmanıdır, ışığın daha az ulaştığı alanlardır. Arızi olanlar asli olanın içinde erimektedir. Kötülük, hiçbir zaman mutlak iyiliğin zıttı değildir. İnsanın arızi olanla uğraşması, onun karanlıkta kalmasıdır. Arızi olanlar ile uğraşmak asli olana zarar vermektedir. İnsanın bu dünyada sıkıştığı yerden çıkarak arızi olandan ayrılıp birliğe katılmak için asli olana bağlanıp ışığın yansımalarından kaynağa gitmesi gerekmektedir. 

 

Din, felsefe, bilim ve sanat asli olanla uğraşmaktadır ve bunlar arasındaki birliği, bütünlüğü görmek insanı ışığa doğru yaklaştırmaktadır. Kötülük söylenerek iyilik kurulamamaktadır. Kâinata sevgi nazariyesinden bakabilmek, dünyada iyiliğin ve asli olanın temsilcisi olabilmek önemlidir. Ömür aslında bir ışığın yansımasıdır. Varlığı dile getirerek, yolda olmaya devam ederek, gönlümüzü olabildiğince genişleterek, hiçbir canlıyı dışarıda bırakmayarak asli olanı yaymaya çalışmak önem arz etmektedir. Süreç bu şekilde kendini tamamlayacaktır. Yapılması gereken; olunması gereken yerde olmak, asli olanın bulunduğu yerde bulunmaya gayret etmektir. Herkes kendi hikâyesini yazmakta ve kendi hikâyesini yaşamaktadır. Önemli olan bu hikâyede nerede durulacağıdır. Gerçek görülmesi gereken şeyi gözün görmesi, duyulması gerekeni kulağın duyması için uygun zaman ve uygun yer elzemdir. 

 

Süreçten kaçış olmaz, süreç kendini ihtimaller okyanusunda tamamlar. 

Scroll to Top