TARİH VE GEÇMİŞ BİLİNCİ

TARİH VE GEÇMİŞ BİLİNCİ

İnsan; geçmiş, şimdi ve gelecekten müteşekkildir. Bu dünyaya gelmekle başlayan yolculuğu geldiği yere geri dönmek üzerinedir. Geçmişi ile bağ kurarak gelecek inşa etmekte ve şimdisinde anı idrak edebilmektedir. Şimdi; geçmişin doğumu, geleceği doğurandır. Geçmiş ve gelecek şimdiki zaman içerisindeki birer akıntıdır. Geçmişle bağ kurmak, sonsuzluk ve süreklilik diyarına girmeyi yani akışı sağlamaktadır. 

 

İnsanın kalbine Bezm-i Elest’te tohum atılmıştır ve insan orada verdiği sözü hatırlayabilmek için sürekli geçmişi ile irtibat kurmak zorundadır. Geçmişin bilgisine sahip olmak, bir nevi manayı terk etmemek anlamına gelmektedir. Çünkü insan ve kâinat birikimli olarak ilerlemektedir. Geçmişten mana ve güç alınarak geleceğe yön verilmektedir. 


Bizim taşıdığımız bir geçmiş ve bizden taşacak bir gelecek vardır. 

 

İnsandaki geçmiş, toplumdaki tarihe karşılık gelmektedir. Tarih, insanlık yolculuğunun toplumsal hafızaya raptolmasıdır. Toplumların kendi kendilerini görebilecekleri bir gözlük görevi görmektedir. Geçmiş ve gelecek şimdinin içerisindedir. Şimdi de geçmişi/tarihi doğru okumak, insanlığın ortak hikâyesinin gelecek inşasında bir parça olabilmek demektir.  

 

Tarihin holistik/bütüncül bir bakış açısı ile okunması gerekmektedir. Parçacıklı bir tarih anlatısı yanlış anlaşılmaları ve anlam kaybını beraberinde getirmektedir. Tarihin bir parçası olarak insanın bütünü ıskalaması yolculuğunda yolunu kaybetmesine sebebiyet vermektedir. Çünkü tarih ve geçmişle irtibatlı yol almamak, insanın kökü ile organik bağı koparmadan ilerlemesine engel olmaktadır. 


Geçmiş ve tarih değiştirilebilirse, şimdi ve gelecek de değiştirilebilmekte; geçmişe ve tarihe etki edilebilirse, şimdi ve geleceğe etki edilebilmektedir. 


İnsanın anlamlı bir hayat yaşayabilmesi, insanlığın soyut hikâyesini kendi somut hikâyesinin bir parçası olarak görebilmesi, geldiği yere geldiği şekilde dönebilmesi için geçmişi ile bağını koparmaması gerekmektedir. İnsanın sorularının cevabı geçmişte saklıdır. Bu yüzden insan Nasreddin Hoca gibi eşeğe ters binmeli ve geçmişte iz sürmelidir.  

Scroll to Top