GÜLİSTAN
Gülistan; gül bahçesidir, bahçeler içinde en nadide, en özel olanı temsil etmektedir. Bakması ve yetiştirmesi zordur fakat en zarif ve en estetik olandır. Hikâyenin en derin kısmı gül bahçesi yetiştirmektir. Güle gelene kadarki merhaleleri aşmak gerekmektedir.
Gülistan’da gezebilmek ancak bülbüle nasip olmuş bir şeydir.
Gülistan, aranan mekânı ifade eder. Gülistanda bülbül eksik olmaz. Gül, maşuktur, kapalı ve sabit olandır; aranandır. Güzel kokmakta ve göze hitap etmektedir. Bülbül; aşıktır, açık ve hareketli olandır, arayandır. Sesi güzeldir ve kulağa hitap etmektedir. Bülbülün sesini güzelleştiren şey gülün kokusunda saklıdır. Gülün kokusu, bülbülü mest etmektedir.
Bülbülün sesi gülü aramaya başladığında güzelleşir.
Bülbülün gülistanda gülü aramaya başlamasıyla hikâye başlamaktadır. Arayış, mevcut hâlin yetersizliği üzerine hareket etmektir. Yetersizliğini, eksikliğini ve acizliğini kabul ederek tamamlanmaya çalışmaktır. Kemalât, gülü bulmaya götürür. Güzel bir mana, daha güzel bir manayı çağırır; güzel bir koku, güzel bir sesi çağırır. Bülbülün her ötüşünde gül daha güzel kokmaktadır. Bülbül, âşık oldukça sesi güzelleşir. Arayanın sesi içindeki hâllerle güzelleşir.
Gülistan içinde arar bülbüller feryadı.
Bülbülün içindeki özlem hâli, arayışın getirdiği en gerçekçi hâldir. Bülbül; özlemle, hasretle, feryatla dolmuştur. Hâlleri her ötüşünde güle, güzele dokunmaktadır. Güzelliği getiren şey, arayışın ortaya çıkardığı hüzündür; hüznün sebep olduğu ise sesteki güzelleşmedir. Gülün yuvası Gülistandır. Gülistana ulaşmak nihai hedeftir.




