GAFLET
Gaflet; yetiştirilmiş bir gül bahçesini talan eden rüzgâra benzemektedir. Gaflete düşen kişiler yürümekten imtina ettiği gül bahçesinde oradan oraya koşmakta, savrulmaktan geri duramamaktadır. Gözündeki katmanlı yapı, gülleri göremez hâle getirmektedir. Farkına vardıktan sonra kişiye zor, çetrefilli ve toparlanması ekstra masraflı bir bahçe kalmaktadır.
İnsan oluşun, beden elbisesiyle beraber dünyaya indirilişin semeresi; güzel ve aşkın olanı katman ve perdelere rağmen temaşa edebilme gayretinde olmaktır. Bu gayret kimi zaman artarak hakikate uzanan bir yol olmakta, kimi zaman illüzyon ve çokluk içerisinde insanı aslolan hakikatten ayrı kılmaktadır. Bu durum ise halihazırda bir ayrılığın acısını taşıyan ruhun sancısını artırmaktadır. İnsanın hakikat seyrinde yolunu uzatmaya sebebiyet veren bu hâlin tesiri ilk anda değil, sonra da ortaya çıkmaktadır. Bu hâl uzun sürdüğü takdirde kişi sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkaramamaktadır.
Potansiyeli ortaya çıkaramamak, diğer varlıklara nispetle insanı kıymetli kılan şeyi hatırlayamamak, yaratıcının bizden neyi murat ettiğini anlayamadan, bir ömrü heba etmek manasına gelmektedir. Bu ise insanın hakikat nazarında yüklendiği misyona ve taşıdığı manaya yakışmamaktadır. İnsandan beklenen; geldiği yere geldiği hâl üzere dönmesi, vermiş olduğu söze sadık kalarak bir ömrü geçirmesidir.
Din ve bilgelik açısından hedef, düşülen yerden kalkıp yükselmektir. Bu ise ancak soyutlanma yolu ve metoduyla gerçekleşmektedir. Başlangıç ve bitiş noktası, mukayyetler içerisinde mutlak olan, kesiklikler içerisinde sürekli olan, sonlular arasında sonsuz olan, tam idrak edilemeyen ama daima hissedilen bir yaratıcı, hakikat, ışığın ve aşkın kendisi vardır. Bu “Bir” dışında kalan, somut olan her şey kesreti oluşturmaktadır.
Hakikat için soyutlanmak gerekmektedir. Gördüklerimiz ve duyduklarımız, terbiye olmadığımız müddet bizi yanıltmaktadır. Gaflet olarak ifade ettiğimiz bu hâl, yanılmışlık hâlinin en net çıktısıdır. Kesret içerisinde “Bir” olana meylin azalması veya kaybolmasıdır. İnsanın yapması gereken yegâne şey, başladığı yere çokluktan, katmanlar ve illüzyonlar arasından soyutlanarak geri dönebilmesidir.




