MAYALANMA

MAYALANMA

İnsan dünyaya beşer olarak gelmekte ve mayalanarak insan olma vasfını kazanmaktadır. İnsan olmanın kodları beşerde bilkuvve olarak yer almaktadır. İnsan kendine verilenleri keşfettiğinde veya dünyaya gelmekle unuttuğu şeyleri hatırladığında bu kodlar bilfiil hâle gelmekte ve dönüşüm gerçekleşmektedir. Bilfiil, potansiyelin kinetiğe geçmesidir. Bu, tecrübenin yapılabilir hâle gelmesini, erdemli hâllerin insanda gömülü hâlde kalmasını ifade etmektedir. Bilfiil hâli hedeflenen değil geçilmesi gereken bir evredir çünkü bu haldeyken kazanımlar yerleşik değildir ve her an kaybetme tehlikesi bulunmaktadır. İstenilen şey bilfiile dönüşmüş şeyin bilmeleke hâline gelmesi yani erdemli hâllerin ve en güçlü yönlerin insanda kendiliğinden, şartlar muvacehesinde, gönülde gerçekleşmesidir.  

 

İnsan oluş aşaması; anne karnından dünyaya gelen çocuğun, anne ile doğru irtibat kurması ve bilkuvveden bilfiile geçiş evresini kapsamaktadır. Bu aşamada çocuk duyarlı bir kalbe sahip olmakta, birçok merhaleyi geçmekte, estetik ve kontrol edilebilir davranışlar sunmaya başlamaktadır. Beşerden insana geçiş, ilk doğumdur. Ancak bu doğuş insanın kurtuluşu için yeterli değildir. İnsandan istenen      bilmeleke hâlinin gerçekleşmesi için ikinci bir doğuma ihtiyaç vardır. Bu doğum ise bilgeler eliyle gerçekleşmektedir.  

 

Anne eli ile dünyaya düşen, Bir olandan kopan insanın bu kopuşu kontrol edilebilir duruma gelmektedir. Bu sayede kişide köken/geçmiş bağlantısı kurulmaktadır. Anne tarafından mayalanamayan insanların ikinci doğumunun gerçekleşme ihtimali düşmekte, bilge insanların işi zorlaşmaktadır. İkinci doğumda ise insanlar insanlık hikâyesinden bir parça olmaktadır. Bir gün her şeyini kaybetse dahi nasıl ayakta kalabileceğini öğrenmektedir. Kinetiğe dönüşen potansiyel, gönülde yanan bir kor oluşturmakta      ve      kişinin      insanlığa katkı sunmasını sağlamaktadır. İnsanın hayat yolculuğu, mayalanmanın gerçekleşmesi ile anlamlı ve ödüllendirilebilir olmaktadır.  

Scroll to Top