TOPRAK VE İNSAN-II

TOPRAK VE İNSAN-II

Toprak, beşerin ham maddesidir. İnsan kendi öz maddesi ile hemhâl oldukça beşerlikten insanlığa adım atmaktadır. Bir başka ifadeyle toprak, beşere insanlık mayası çalmaktadır. 

 

Beşer yalnızca hayvani güdümlerin barındığı bir yapı iken felsefe, din ve inançla hemhâl olup Hak Teâlâ’nın varlığını idrak etmesi ile beşer insanlık vasıflarını kazanmaya başlamaktadır. İnsan vasfı verilen değil kazanılan bir şeydir. Beşerden ayrıştırmak ve üst bir mertebe olduğunu vurgulamak için insana “Hz. İnsan” denilmektedir. Hz. İnsan, değeri ve saygıyı hak eden onurlu bir varlık anlamına gelmektedir. 

 

Beşer, toprakla toprağın hafızasını birleştirdiğinde insan olmaktadır. Beşer toprakla bağlantı kurup, onu tanıyıp, oradaki geçmişte yaşanan anıları, toprağın fısıldadığı manaları kendisine katamaz ve bütünleşemez ise beşer olarak kalmaya devam etmektedir. Beşerlik alt bir seviyeyi temsil etmektedir. Bu nedenle orada kalmayıp yükselmek gerekmektedir. 

 

Beşer; insanın canlı ve hareketli kısmıdır, sadece yaşama emareleri göstermektedir. İnsan ise daha iyi yaşamayı istemekte; inanmayı, bilmeyi, iz sürmeyi ve görünenin ardındaki görünmeyenleri öğrenmek istemektedir. İnsan olabilmek ve insan kalabilmek için beşer kendini su ile soyutlamalı, toprak ile soyutlanmalıdır. Yani insan özünde bulunan su gibi ait olmadığı yerden uzaklaşmalı, toprak gibi kendine ait olmayan şeyleri dışarı atmalı ve kendinden uzaklaştırmalıdır. 

 

Toprak, insanın varlığa çıkmamış hâlidir. Toprak insanı mayalamakta ve dönüştürmektedir. Kişi hangi toprağa ait ise kendisini mayalayacak olan toprakta odur. İnsan Hakk’a teslim olmalı ve teslim olduğu Hakk’ı temsil etmelidir. Bu temsiliyet toprakla bağlantı kurmakla mümkündür. Topraktan uzaklaşmak temsiliyet ve teslimiyette de sıkıntı yaşanmasına sebep olmaktadır. Kişi varlıkla ve kendilikle temas kuramaz hâle gelmektedir. İnsan bu bağın düğümlerini birlik, sonsuzluk ve bütünlük bilinci ile atmalıdır. 

 

Scroll to Top