NASİP VE KADER
Nasip denildiğinde akla kader gelmektedir. Kader, Hak Teâlâ’nın varlık üzerinden biçmiş olduğu kodlardır. Kaderi suistimal etmemeye dikkat etmek gerekmektedir. Kader suistimal edildiğinde, suistimal edilen şey kişinin kaderi olmaktadır. İnsanın neye nasip dediği ehemmiyetlidir. Adım atılmadığı ve gayret gösterilmediği halde nasip diyerek geçmek büyük bir imtihanın ve imkânın ıskalanması demektir.
İnsanın içi titremedikçe, dilinde derman, gözünde fer kalmadıkça gerçek olan zuhur etmez.
Nasip, insanın yolculuğunun olmazsa olmazlarındandır. Yolda olan insana nasip olanlar, yalnızca izin verildiği miktarda zamanla insana sunulmaktadır. Nasip olunan şeyin içerisinde pişmeden nasip ortaya çıkmamaktadır. Nasip olan şeye kıymet vermek elzemdir. Verilenin kıymeti bilinmediğinde elinden alınma ihtimali olduğu unutulmamalıdır. Nasibin hayırdan yana zuhur etmesi için güzelden ayrılmamak, kesretin/çokluğun içerisinden uzaklaşmak gerekmektedir. Nasibin daralması/nasipsizlik, hikmetten uzaklaşma ile duçar olmaktadır. Nasipteki fakirlik, bu dünyada derinleşmek yoluyla aşılabilmektedir. Nasibimizi genişletmek için derinleşmeye; denize, okyanusa ve gökyüzüne bakmaya/seyre dalmaya ihtiyacımız vardır.




