OKYANUS
Bu semboller insan üzerinde tefekkür edildiğinde, okyanustan su damlasına geçiş; ruhun bedene girmesi, insanın dünyaya indirilmesi ve anne karnından çıkmasına benzetilmektedir. Kâlû Belâ’da okyanus olan insan, dünyada su damlasına dönüşmüştür. Yaratılışla birlikte su damlasının okyanusa olan aşkı ve özlemi başlamıştır.
Okyanustan ayrılmak; latif alandan kesif alana, yukarıdan aşağıya, geniş alandan dar alana inmek manalarına gelmektedir. İnsan yukarıdan aşağıya indiğinde; bakış açısı, ufku ve derinliği daralmaktadır. Bu daralmanın en temel sebebi; ruhun bedenle buluşması, maddesel bir örgünün içine girmesidir.
Bedeni merkeze alan insan, ruhun işlevlerini cisimleştirmekte ve ruhu bedene benzeştirmektedir. Ruh bedene benzeştiğinde insan bilincin en düşük ve dar seviyesine inmeye başlamakta, ruhun tat alacağı şeylerden uzaklaşmaktadır. Bu beşerin ilk formu, su damlasının su damlası olduğu bilincinde olması halidir. İnsanın özlem duyacağı yeri hatırlamayışıdır.
İnsan, okyanustan bir katre olduğunu unutmamalıdır.
Bir gün bütün su damlaları tekrar okyanusa dönecek ve okyanus olacaktır.




