DOĞUM-II
Her meyve ağacının özünde ağaca dönüşme potansiyeli taşıması gibi beşer de içinde insana dönüşme potansiyeli taşımaktadır. Fakat arza savrulmuş her çekirdeğin özünde barındırdığı tohum, meyve ağacına dönüşmediği gibi rahimlere savrulmuş her nutfe de insana dönüşememektedir.
Dönüşmek, bir formun başka bir forma geçişi daima dışarıdan bir etki ile mümkün olmaktadır. Tohumdaki tezahür rüzgârdır. Dirimdeki tezahür ise dışarıdan içeri taşınan doğum, karından doğuş, kan içre kan oluşumu ve üflenen nefestir. İlk aşılanma, ilk uslamlama faaliyetidir.
Rahime düşürülenin ve toprağa indirilenin güneşle/nurla buluşması, beşerin insana dönüşümü için gereklidir. Toprağın altındaki tohum, nesildir. Toprak ne kadar bereketli ve temiz olursa, tohumun potansiyelini gerçekleştirmesi kuvvetlenmektedir. İnsanlıkta bereketi ve hafızayı temsil eden, kaliteli ve bilinçli kadın rezervini arttırmanın önemi, anne eliyle gerçekleşecek ilk mayalanmanın, potansiyelin gerçekleşmesine olan etkisidir.
İlk doğum, maddeden/bedenden doğuştur. Bedenden doğuş beşer siluetine bürünmektir. Beşerin (homo) hikâyesinin, insan (homosapiens) kılınarak devam edişi yani tekâmül edişi; insanın güneşle, ışıkla, ilahi vahiyle, peygamberle, nübüvvetle muhatap kılınışıyla eş değerdir. Ancak bu tek başına yeterli değildir. Bilindiği üzere meyve ağacı tohumunun ağaca dönüşmesi, o ağacın meyve vereceği anlamına gelmemektedir. Bu cihetle bakıldığında beşerin insan oluşu bu yolculuğun sadece kapısını aralamaktadır.
İnsandaki inşa faaliyeti ikinci doğum ile mümkündür. İkinci doğum, manadan doğuştur. Manevi ve ilahi olanla buluşup, hakikat noktasına varmayı temenni eden her bir insan üst insan (Übermensch) olmaya namzet kılınmıştır.




